anne bebek dostu, çalışan annenin yemek kitabı

zencefilli balkabağı çorbası

pumpkin-gourd-decoration-structure-51344.jpgBalkabağı çorbasına bayılırım. Tam bir kış çorbasıdır. Mevsimin rengine de uygun harika bir turuncudur. Şifa kaynağıdır.

Bu sefer zencefillisini denemek istedim. Hem kolay hem çabuk tam benlik bir tarif yine

Malzemeler:

1/2 kg kadar bal kabağı

1 küçük patates

1 küçük havuç

1 adet yeşil biber

2 diş sarımsak

1 küçük soğan

Fındık büyüklüğünde zencefil

tuz (opsiyonel)

karabiber

1,5 lt kadar su

zeytin yağı

Yapılışı:

Balkabağı, patates ve havucu iri iri doğrayak bir tencereye alıp üzerine 1,5 lt suyu ekliyor ve kaynamaya bırakıyoruz.

Bu arada ince doğranmış biber ve soğanları bir miktar zeytin yağı ile soteliyoruz ve ince kıyılmış sarımsakları ekleyip karıştırarak pişirmeye devam ediyoruz.

Patates, balkabağı ve havuçlar yumuşayınca, sotelenmiş soğan, sarımsak ve biberi ekliyoruz.

son olarak zencefili ince rendeleyip karışıma ilave ediyoruz ve püre haline getiriyoruz.

Ben 1 yaşından küçük oğlumla paylaştığım için tuz koymadım, bolca karabiber koydum.

Afiyet olsun….

Advertisements
çalışan annenin yemek kitabı

kış sebzeli ekmek

Tarife baktığınızda, kış sebzeli ekmeğin normal ekmekle çok uzaktan akraba olduğunu göreceksiniz. Ekmek dememin sebebine gelince, buğdayla arasına mesafe koymaya çalışan biri olarak, Meriç’i de elimden geldiğince bir süre ekmek ve diğer tahıl grubundan uzak tutmaya çalışacağım. İlişkiyi tamamen koparmak mümkün olmadığından elimden geldiğince sınırlamayı planlıyorum. Kış sebzeli ekmek, Meriç için ekmek yerine bir alternatif.  Tarif tabiki basit 🙂

Malzemeler:

1 yumurta sarısı (1 yaşın üzerindekiler için tamamı da olabilir)

1 kibrit kutusu kadar tuzsuz peynir (keçi peyniri tercih ettim)

4-5 yaprak ince kıyılmış ıspanak (chiffonate doğranmış)

1 dilim ince ince doğranmış pancar  (buharda pişmiş veya haşlanmış)

1/4 ince ince doğranmış havuç  (buharda pişmiş veya haşlanmış)

1/2 bardak süt  (keçi sütü kullandım)

1 çay kaşığı karbonat

un (siyez buğday unu tercih ettim)

no tuz 🙂

Yapılışı:

Tüm malzemeyi karıştırıp boza kıvamı elde edinceye kadar un ekliyoruz. Sonra krep tavasında veya yağsız tavada üstü göz göz olup kabarıncaya kadar pişirip diğer tarafını çeviriyoruz.

Kış sebzeleri bakımından zengin ekmeklerimiz birkaç dakika içinde yemeğe hazır.

Siz çıkan nihai ürüne ister pancake, ister ekmek, isterseniz mücver deyin. Sonuç Meriç için  memnun edici.

Meriç ikindi öğününde yoğurdunun yanında afiyetle bir tane yedi, fazlasını da istedi.

Afiyet olsun…..

çalışan annenin yemek kitabı

tatlı patates ve pazılı köfte

Bayılırım “evde ne varsa” malzemelerle yemek yapmaya. Bu akşam da yemek deneyesim vardı. Oğlum 8 aylık oldu menüsünü çeşitlendirme vakti geldi. Meyveli pancake’leri çok sevdi. Sıra sebzeli köftede. Evde biraz pazı vardı, bir parça da pancake’den kalan tatlı patates ve bir tutam maydanoz. Sonuç, Meriç açısından henüz bilinmiyor çünkü kendisi yarın yiyecek, annesi beğendi. 🙂

Malzemeler:

150gr kadar kıyma

1/3 ince rendelenmiş tatlı patates

2 yaprak ince kıyılmış (chiffonade kesim) pazı

1 tutam maydanoz ince kıyılmış (chiffonade kesim)

1 yumurtanın sarısı (1 yaşından büyük bebekler için tamamı kullanılabilir)

1/2 minik soğan (ince rendelenmiş)

bir miktar da irmik

no tuz 🙂

Yapılışı:

Malzemelerin tamamını karıştırıp dilediğiniz köfte şeklini verin. iyi pişmesi için yağsız tavada kısa bir süre kapağı kapalı olarak 2 tarafı da pişecek ancak renk almayacak şekilde pişirin.

Afiyet olsun…

Meriç’in yorumu için yarını bekleyin 🙂

NOT: tatlı patatesin şeker oranı bir miktar yüksek olduğu için çok hızlı karamelize olabilir, yandı diye endişe etmeyin. Dilerseniz baharat ile tatlandırabilirsiniz.

çalışan annenin yemek kitabı

muzlu avokadolu pancake

Bu çikolatalı gibi görünen, sevimli şeyler kahvaltı için harika bir seçenek. İçinde protein olarak yumurta var. Dilediğiniz meyveyi de kullanmak mümkün. Ben, bu leziz pancakeleri Meriç için hazırladığımdan un yerine organik irmik ve organik keçiboynuzu unu tercih ettim. Siz kendiniz veya misafirleriniz için yapacaksanız normal un da tercih edebilirsiniz. Az malzemeli, hazırlaması çok kolay ve pişirmesi de kısa sürüyor. Yani tam benlik.

IMG_5954 (1)

Malzemeler:

1 yumurtanın sarısı (bebeğiniz 1 yaşını doldurduysa tamamı)

1/2 su bardağı süt (ben keçi sütü tercih ettim)

1/2 muz

1/2 avokado

1 çay kaşığı karbonat

3 çorba kaşığı keçiboynuzu unu

irmik  (boza kıvamına gelene kadar ilave ediyoruz)

Yapılışı:

Avokado ve muzu ezdikten sonra diğer malzemeleri de ekleyerek karıştırıp boza veya birazcık daha yoğun bir karışım elde ediyoruz. Yağsız krep tavasına kaşık yardımıyla döküp göz göz oluncaya ve altı tavadan kolayca ayrılıncaya kadar pişirip diğer tarafını çevirip kısa bir süre daha pişiriyoruz. Sonra da afiyetle yemesi için bebeğimize veriyoruz.

Dikkat ettiyseniz tarifte şeker yok. Keçiboynuzu ununu biraz daha arttırırsanız daha tatlı bir sonuç elde edersiniz. Ancak keçiboynuzunun tadının baskın olduğunu unutmayın. Yetişkinler için bir miktar şeker ilave edebilir ve tavada da biraz tereyağı eritip pişirebilirsiniz. Ya da balla servis edebilirsiniz.

Aynı tarifte 2. denememde avokado yerine 1/3 tatlı patatesi rendeledim. Siz de dilediğiniz malzeme ile deneyebilirsiniz.

Afiyet olsun.

anne bebek dostu, çalışan annenin el kitabı

kadın olmak..

Kadınsanız, üstelik çalışan bir kadınsanız, üstüne üstlük bir de anneyseniz o zaman siz de bir süper kahramansınız demektir.

Beyler alınmasın, kadın evriminin erkeklerinkinin bir adım önünde olduğuna inanırım. Kadınlar erkeklere oranla daha nadir kalp krizi geçirir, kadınların ortalama ömürleri erkeklere oranla daha uzundur, kadınlar, yeni ortamlara, yeniliklere daha kolay uyum sağlarlar, aynı anda çok şey düşünüp, birçok şeyi de aynı anda yaparlar. Sorumlulukları da erkeklerden çok daha fazladır. Bu sorumluluk kısmı hep kafamı kurcalamıştır; kadınlar, birçok şeyi aynı anda ve iyi yapabildikleri için mi sorumlulukları daha fazla yoksa toplumun yüklediği sorumluluklara yetişebilmek için mi süper yeteneklerle donanmışlar?

Kadınlar evde bir eş, bir şef, bir eğitmen, bir psikolog, bir dost, bir yönetici ve daha pek çok şeydirler. Evden birkaç saat  ya da birkaç gün ayrıldıklarında yalnız evde herşey karışmakla kalmaz aile bireylerinin günlük yaşantıları da bundan nasibini alır. Kadın düzenler, pişirir, temizler. Kadın evdeki enerjidir. Kadın birleştirendir, kadın bir arada tutandır.

Kadın annedir. Anne, geleceği yetiştirendir. Bazı anneler “birey” bazılarıysa (hiç büyümeyen) çocuklar yetiştirir. Anneler yetiştirdikleri çocuklarla içinde bulundukları toplumu, toplum yapanlardır. Anne sosyal yaşamın temelidir. Eğitimli, bakımlı, çalışkan, güçlü anneler; eğitimli, bakımlı, çalışkan, güçlü toplumlar demektir.

anne bebek dostu

merhaba anne..

7 yıl sürdü balayımız. Gezdik, gördük, yedik, içtik, eğlendik, öğrendik, çalıştık, çalıştık, çalıştık…

Sonra birgün evrene hazır olduğumuzu fısıldadık. Çok geçmeden hayat bize en güzel süprizini yolladı.

9 ay, kimi zaman telaş, bazen endişe, çok çok heyecan ve bol bol mutlulukla geçti. Hayatımda beslenmediğim kadar iyi beslendim, her gün yürüyüşler yaptık, bol bol gezdik, dostlarla iyi vakit geçirdik ve yine yoğun yoğun çalıştım. 6.5 aylık hamileyken yurtdışı iş seyahatine gittim. Öncesinde de her hafta iş seyahatleri yaptım. “Allah kurtarsın” dendiğinde bozuluyordum.Hiç anlamadım neden öyle dendiğini. Hasta değildim ki. Hamileydim. Çok sağlıklı, huzurlu ve mutluydum. Hamileliğim çok güzel geçti, ben onu bir hastalık olarak görmedim, o da bana tüm güzelliklerini sundu. Herşeyden önce çok olumlu bir ruh halindeydim, ben izin vermedikten sonra kim keyfimi kaçırabilirdi. Daha az sinirlendim, daha az söylendim.

7 ay kaldı, 3 ay kaldı, 4 hafta kaldı derken geldi çattı 40. hafta. 40. hafta geldi ama oğlum gelmek için kendini pek hazır hissetmiyordu. Biz de ona ihtiyacı olan zamanı verdik. 40hafta+2gün, 40hafta+4 gün derken 40 hafta + 6.gün “tamam ben hazırım” dedi. Ama bekleyiş henüz bitmemişti, heyecan ise doruktaydı. 10 saat, 15 saat, 20 saat derken 28 saat süren kasılmaların (sancı demek istemiyorum, dayanılmaz ağrılar çağrıştırıyor. Süreç benim için gayet iyi geçti) ardından sezeryanla sonuçlanan doğum.

Ve.. Merhaba Anne……..

9O6A7125

Doğumhanede tanıştık hayatımın anlamı ile. Zaman durdu, hayat durdu ve yalnızca biz vardık. Aklım da durdu kalbim de sanki, kulağımda bir uğultu ve bir ağlama daha doğrusu “merhaba anne” diye çınlayan oğlumun sesi. Benim aklımdan geçen tek şey “sen gerçek misin? sen benim oğlum musun?” Hayat gerçekten mucizelerle doluydu ve en inanılmazı benim kollarımdaydı.