anne bebek dostu, çalışan annenin yemek kitabı

Kıtır ekmekli harikalar

Şimdi size “kıtır ekmeğin” karmaşık tarifini vereceğim 🙂 demeyeceğim.

Uzun zamandır yapmadığım için ne kadar harika olduklarını unuttuğum kıtır ekmekleri, geçen gün arkadaşım Ayşe’de görünce, tekrar unutmayayım diye şuraya not bırakayım istedim.

Nasıl yapıldıklarını ve çorbalarda ne harika olduklarını tüm anneler bilir. Ayrıca salatalarda da harika olurlar. Ben bir kase yoğurdun üstünde de bayılıyorum kendilerine. Hatta bazen bir kase kıtırın eşlik ettiği içeceğimin keyfini sürüyorum. 2,5 yaşındaki oğlum da kıtır kıtır yemeye bayıldı.

Hazırlanışı:

Bol miktarda bayat ekmek. (Ekşi mayalı ve odun fırınında pişen ekmeklerden daha bir leziz oluyorlar, benden söylemesi) Küp küp doğrayarak tepsiye koyuyoruz.

Üzerine bolca zeytin yağı gezdirip, istediğimiz baharatlardan serpiyoruz. (Karabiber ilk tercihim ve biraz çiprika (çıprisa, sater otu, çuprika)

200 derece fırında 10-15 dakika vee afiyet olsun.

Advertisements
anne bebek dostu, çalışan annenin el kitabı

anne yapımı şeftalili dondurma

Geçenlerde İkea’ya bambaşka bir amaç için gitmişken fotoğraftaki dondurma kaplarını gördüm,bayıldım, hemen aldım.

Birkaç gün mutfak rafında bakıştıktan sonra beklediğim ilham geldi. Buz dolabında bir süre beklediği için yeterince yumuşamış şeftaliler geldi aklıma. Ev yapımı yoğurt da vardı. Daha ne bekliyordum?

Malzemeler:

2 adet şeftali rendelenmiş

ev yapımı yoğurt

Yapılışı:

Bu güzel görüntüyü elde etmek için 2 adet olgun şeftaliyi kabukları ile rendeledim. Yogurdu bir miktar çırptım. Şeftali ve yoğurdu karıştırıp kaplara paylaştırdım doğru buzluğa…

Ertesi akşam nefis dondurmamı keyifle yedim.

Buzluktan çıkardıktan sonra birkaç dakika bekletirseniz kabın içinden daha kolay çıkacaktır.

Şeker oranı benim için yeterliydi, siz dilerseniz bir miktar bal da ekleyebilirsiniz.

Çocuklar için de hem çok keyifli hem çok besleyici ve sıfır şekerli dondurma harika bir atıştırmalık seçenek.

Afiyet olsun……

çalışan annenin yemek kitabı, sağlık

şeker ilavesiz hurmalı yulaf bar

Çocuğunuz atıştırmalık birşeyler istediğinde aklınıza meyve ve yoğurttan başka sağlıklı seçenek gelmiyor mu? Evde birşeyler hazırlayacak vaktiniz mi yok? Mutfakta uzun uğraşlar sonucu birşeyler hazırlamak size göre değil mi? Ya da belki iş yerinde canınız sürekli abur cubur mu çekiyor? O zaman bu tarif tam da sizin için. Hurmalı yulaflı bar tam bir annecocukdostu atıştırmalık. Hazırlaması kolay, doyurucu ve tadı şahane.

ylaf bar.jpg

Malzemeler:

2 su bardağı kadar yulaf ezmesi (tavada 10 dakika kadar kavuruyoruz)

4 adet hurma

4 adet kuru incir

bir tutam tarçın

bir çorba kaşığı keten tohumu

bir tatlı kaşığı çörek otu 

2 çorba kaşığı bal

1 çorba kaşığı iri dövülmüş ceviz

1 bardak su (hurma ve incirleri pişirmek için)

no şeker 🙂

Hazırlanışı

incirleri ve hurmaları iri iri doğrayıp bir bardak su ile yumuşayıncaya kadar yaklaşık 15 dakika pişiriyoruz.Daha sonra bir karıştırma kabına alarak bir miktar daha eziyoruz. Ardından diğer tüm malzemeleri ekleyip güzelce karıştırıyoruz. Karışımın kıvamı çok akışkan olmuyor ancak çok sert de değil.

Karışımı yağlı kağıt serilmiş tepsiye yayarak döküyoruz ve önceden ısıttığımız 180 derece fırında 15 dakika pişiriyoruz.

Ilıkken dilimliyoruz. Soğuduktan sonra afiyetle yenmek üzere beslenme çantalarına veya evde tüketilmek üzere kavanozlara koyuyoruz.

incir ve hurma yeterince tatlı aslında hiç bal koymanıza gerek yok. Evde dedemin şahane ÜSTÜN BAL’ı olduğu için ben dayanamadım bir miktar ekledim 🙂

Afiyet olsun…..

 

çalışan annenin yemek kitabı

kış sebzeli ekmek

Tarife baktığınızda, kış sebzeli ekmeğin normal ekmekle çok uzaktan akraba olduğunu göreceksiniz. Ekmek dememin sebebine gelince, buğdayla arasına mesafe koymaya çalışan biri olarak, Meriç’i de elimden geldiğince bir süre ekmek ve diğer tahıl grubundan uzak tutmaya çalışacağım. İlişkiyi tamamen koparmak mümkün olmadığından elimden geldiğince sınırlamayı planlıyorum. Kış sebzeli ekmek, Meriç için ekmek yerine bir alternatif.  Tarif tabiki basit 🙂

Malzemeler:

1 yumurta sarısı (1 yaşın üzerindekiler için tamamı da olabilir)

1 kibrit kutusu kadar tuzsuz peynir (keçi peyniri tercih ettim)

4-5 yaprak ince kıyılmış ıspanak (chiffonate doğranmış)

1 dilim ince ince doğranmış pancar  (buharda pişmiş veya haşlanmış)

1/4 ince ince doğranmış havuç  (buharda pişmiş veya haşlanmış)

1/2 bardak süt  (keçi sütü kullandım)

1 çay kaşığı karbonat

un (siyez buğday unu tercih ettim)

no tuz 🙂

Yapılışı:

Tüm malzemeyi karıştırıp boza kıvamı elde edinceye kadar un ekliyoruz. Sonra krep tavasında veya yağsız tavada üstü göz göz olup kabarıncaya kadar pişirip diğer tarafını çeviriyoruz.

Kış sebzeleri bakımından zengin ekmeklerimiz birkaç dakika içinde yemeğe hazır.

Siz çıkan nihai ürüne ister pancake, ister ekmek, isterseniz mücver deyin. Sonuç Meriç için  memnun edici.

Meriç ikindi öğününde yoğurdunun yanında afiyetle bir tane yedi, fazlasını da istedi.

Afiyet olsun…..

çalışan annenin yemek kitabı

babadostu tarçınlı pancake

Hep annedostu, hep bebekdostu mu olacak? Bu sefer “baba” için girildi mutfağa. Bir iş seyahati için uzak diyarlara gidecek olan eşimle güzel bir kahvaltı edelim sonra da tatlıyla taçlandıralım dedim. 5 dakikalık tariflerden pancake bu gibi durumlarda hayat kurtarır.

İşte babadostu pancake…..

Malzemeler:

1 adet yumurta (bu sefer tamamı)

1/2 su bardağı süt (yine keçi sütü tercih ettim)

2 çorba kaşığı toz şeker

1 çorba kaşığı irmik

1 tutam tarçın

1 çay kaşığı karbonat

aldığı kadar un (organik tam tahıllı buğday unu tercih ettim)

Yapılışı:

Tüm malzemeleri karıştırıp boza veya birazcık daha yoğun bir karışım elde ediyoruz. Yağsız krep tavasına kaşık yardımıyla döküp göz göz oluncaya ve altı tavadan kolayca ayrılıncaya kadar pişirip diğer tarafını çevirip kısa bir süre daha pişiriyoruz.

Sonra da afiyetle yenmek üzere bal, marmelat veya çikolata ile süsleyerek babamıza servis ediyoruz.

Bal, dedemin arılarından nefis ÜSTÜN BAL….

Afiyet olsun….

 

çocuk gelişimi

BLW: bebeğin kendi kendine beslenmesi

BLW (Baby Lead Weaning) bebek liderliğinde beslenme olarak Türkçe’ye çevrilebilir.

BLW, bebeğin, ek gıdaya geçişten itibaren kendi kendine beslenmesidir.

BLW bebeğinizi doğduğu günden itibaren ailenin diğer bireyleri kadar değerli bir birey olarak kabul etmek, ek gıdaya geçtiği günden itibaren yemek masasında aile yemeklerine katılmasına fırsat vermektir.

Bu beslenme yöntemi, ilk 1 yıl bebeğin temel beslenmesinin anne sütü olduğunu ve ek gıdanın “EK” olduğunu savunur.

bebeğine şans ver!

Kendi kendine beslenen bebeğiniz dilediği kadar yer, elleri ile yiyeceklerin dokusunu keşfeder, içinde birkaç çeşit besin olan püreden farklı olarak yediği gıdanın tadını ve kokusunu alır, kaydeder, ileride damak zevki olarak kullanır :). El göz koordinasyonu gelişir. Taneli, pütürlü gıdaları rahatça yer. Aile ile birlikte yediği öğünlerde sofra adabı öğrenir, ailenin diğer bireyleri ile ilişki kurar, bebeğiniz sofrada kendi yemeği ile ilgilendiği için siz de rahatça kendi yemeğinizi yiyebilirsiniz.

Bebeğiniz de sizinle aynı sofrayı ve aynı yemekleri paylaştığı için ayrıca bebek yemekleri yapmanıza gerek yoktur. Bebeğinizle aynı yemeği paylaşmak sizi daha sağlıklı beslenmeye yönlendirir. Aynı sofrada siz pizza yerken bebeğinize haşlanmış sebzeler ya da çorba vermek pek adil olmaz değil mi? Onun yerine içinde sebzeler olan köfte, salata ve makarna menüsünü paylaşabilirsiniz.

Meriç’in BLW serüvenini de kısaca paylaşmak isterim. Meriç 4 aylıkken biz masada yemek yerden o da bizi yerde ana kucağına oturmuş seyrediyordu. 5. ayda yemeğin sonuna kadar yerde oturamaz olmuştu ben de yemeğin sonlarına doğru onu kucağıma alıyor yemeğimi o şekilde tamamlıyordum.

Meriç 5,5 aylıkken doktorumuz ek gıdaya geçmeye hazır olduğunu söyledi ancak ben yine de 6. ayı beklemek istedim. Bu arada BLW hakkında bilgim vardı ama nedense uygulamayı düşünmemiştim. Patates püresi ile tadım günlerine başladık, yarım çay kaşığı kadar püre vererek tadım yaptırdım, Meriç pek hoşlanmış gibi gelmedi bana. Sonra araya tatil girdi. Tatilde sürekli masadaki yiyeceklere uzanıyordu ben de dayanamadım masadaki meyvelerden verdim. Hepsine bayıldı. Hatta bir gün masadaki limona uzanınca onu da verdim, limonu emmek çok hoşuna gitmişti.

Sonrasında parmak şeklinde haşlanmış kabak, patates, havuç verdim.Önündeki sebzeleri eline alıp doğruca ağzına götürüyor ve emiyordu. Bir hafta kadar sebze ve meyveleri emdikten sonra yiyecekleri ağzında çevirmeye başladı. Bir sonraki hafta onu çiğnerken görmek beni çok heyecanlandırdı.

BLW’nin en zor yanı, bunu çevrenize ve bebeğinizle ilgilenecek kimselere kabul ettirmek oldu. Boğulmaz mı? Doyuyor mu? Üstünü kirletmiyor mu? Evet ilk günlerde daha sık artık çok daha nadir boğazına takılır gibi oluyor, kendisi öğürerek bazen kusarak çıkarıyor. yapmanız gereken tek şey sakin ve soğukkanlı olmak ve her ihtimale karşı ilk yardım öğrenmek. Doyuyor mu? sorusuna gelince bazen iştahla yiyor bazen daha az yiyor. Ben bunu pek dert etmiyorum. Az yediğinde, yemediği sebzenin yerine meyve veya yoğurt vermiyorum. Bir sonraki öğünde yer aç değil diye düşünüyorum. Nasıl biz yetişkinler bazen keyifsiz olduğumuz için bazen sıcaktan daha az yiyorsak oğluma da aynı şansı tanıyorum. Kirletme konusunda gelince açsa çok kirletmeden yiyecekleri doğruca ağzına götürüyor, yemek istemediğinde oynamaya ve yere atmaya başlıyor. Mama sandalyesinin altına bir örtü seriyorum, yemek sonrası mama sandalyesini siliyorum hepsi 5dk.

Cepli silikon veya kumaş mama önlükleri çok faydalı.

Yemekten sonra doğru banyoya gidiyoruz, ellerini ve ağzını yıkıyoruz. Sonra onu banyo tezgahına oturtuyoruz dişlerini fırçalıyoruz. Fırçasını eline veriyorum Meriç dişlerini fırçalamaktan çok hoşlanıyor.

O’nu yemek yerken izlemek, her gün geliştiğini gözlemlemek, birlikte aynı sofrayı paylaşmak, iletişim kurmak, yediğinden keyif aldığını görmek beni çok mutlu ediyor.

Peki sizin bebeğiniz nasıl besleniyor?

FullSizeRender (2)IMG_4977IMG_4566

Fırsat verirseniz minicik bebeğinizin neler yapabildiğini görecek ve çok şaşıracaksınız.

Biraz sabır, biraz cesaret…..

Sevgiler,

 

NOT: BLW yöntemine ne zaman başlamalıyım? Hangi besinlerle başlamalıyım? Yiyecekleri bebeğime uygun hale nasıl getirebilirim? Boğulma riski nedir? sorularının detaylı cevapları için Gill Rapley ve Tracey Murkett yazdığı “O tabak bitecek mi? ” kitabını okumanızı tavsiye ederim. Kitabı okuyacak zamanı olmayan anneler için kitap özetini de en yakın zamanda annebebekdostu kitaplıkta paylaşacağım 🙂

 

 

çalışan annenin yemek kitabı

AnneBebekDostu grissini

Geçen hafta Yelda’nın ev sahipliğindeki, bebekler ve anneleri buluşmasında, 12 ay altı 6 tane meraklı tavşan, ellerindeki grissinilerini iştahla yiyordu. Manzara görmeye değerdi. Hal böyle olunca tarif de denemeye değerdi.

FullSizeRender (2)

Malzemeler de, yapılışı da oldukça basit, sonuç ise harika. Yummy 🙂

Malzemeler:

2 su bardağı un (ben organik kara buğday unu kullandım)

3 çorba kaşığı keçiboynuzu unu

10gr kuru maya

tuz (bebek dostu olması için tuz koymadım)

1/2 çay bardağı zeytinyağı

aldığı kadar su

Bütün malzemeyi karıştırarak yumuşak ve elastik bir hamur elde ediyoruz. 1 saat kadar kabarması için bekletiyoruz.2 katı kadar kabarınca tekrar iyice yoğurup küçük toplar yapıyoruz. Daha sonra topları avucumuzla çubuklar haline getirip, yağlı kağıt serilmiş tepsiye diziyoruz. Üzerine zeytinyağı sürüp 20dk bekledikten sonra 170 dereceye ısıtılmış fırında kıtırlaşıncaya kadar pişiriyoruz.

Kara buğday, aroma olarak güçlü olduğundan, grissininin tadında keçiboynuzundan çok karabuğday baskın oldu. Meriç yine de çok sevdi. Siz dilerseniz siyez buğday unu da kullanabilirsiniz.

Elimden geldiğince, Meriç’e buğday ve tahıl ürünleri vermemeye niyetliyim. Bu yüzden ekmek yerine alternatifler düşünüyorum. Grissini de bunlardan biri.

Afiyet olsun….

 

Teşekkürler Yelda…

anne bebek dostu

yeni trend, eski dost: organik

unnamed

Her mahallede bakkalların alışverişin merkezi olduğu zamanlarda, çocuklar özgürce dışarıda oynardı, evin haftalık mutfak alışverişi semt pazarlarından yapılır, pazar arabaları ağzına kadar dolu sebze ve meyve taşırdı evlere. Elmalar şekilsizdi, kurt çıkabilirdi, karpuz çekirdekleri çok sert olurdu. Köylü/çiftçi yetiştirdiğini semt pazarlarında kendisi uygun fiyatlı satardı, sebzeler taptaze, meyveler mis kokuluydu.

Sonra marketler geldi, marketlere pırıl pırıl, düzgün elmalar geldi, kurt da yoktu. Önce biraz pahalıydılar ama hemen ucuzladılar. Sebzeler, meyveler, deterjanlar ve her şey marketten alınabiliyordu. Semt pazarını beklemeye  zaten zaman yoktu. Meyvelerin kokuları unutuldu.

Henüz birkaç on yıl geçmemişti ki kurtlu elma kıymete bindi, adı da organik elma oldu, fiyatı ise taneyle alınacak kadar fazlaydı.

Yıl 2016. Son bir kaç yıldır insanoğlu, yıllardır doğaya ıstırap çektirdiğini fark etti. Doğa’ya dönüş, doğal’a dönüş başladı. Kurtlu elma, düzgün elma, kurtlu elma; bu döngüde aslında her şey tamamen “duygusal (parasal)” dı. Yine de doğaya saygı boynumuzun borcuydu.

Her şeyin en iyisini bilen anneler, çocukları için yeni trend, eski dost organik’e yöneldi.

Neydi bu 2016 model “organik” ? TDK : Kökeni bitkisel ve hayvansal olan. Yani, haydi tekrar doğaya dönüyoruz.

Organik gıda, en basit ve yüzeysel anlamıyla, kimyasal/suni ilaçlamaya ve kimyasal/suni gübreye maruz kalmamış gıda olarak tanımlanabilir.

Organik, gıda dışında da sektör oldukça büyük. Ham maddesi organik bitkiler olan kozmetikler, deterjanlar, sabunlar ve şampuanlar oldukça yaygın.

Neden organik sorusunun cevabı ise basit. Bizler doğaya saygı duymazsak, domatesi serada, tavuğu fabrikalarda, balığı  antibiyotikli havuzlarda yetiştirip yersek, vücudumuzda biriken kimyasallar tarafından yavaş yavaş zehirlenir ve belki de bugüne kadar görülmemiş hastalıklara maruz kalabiliriz.

Doğayla barışık gelecek ve sağlıklı yarınlar, duyarlı, sağlığa ve doğala önem veren anneler ile gelecek.

Sağlıklı yarınlar…..

 

NOT: Bebeğim için hangi organik temizlik ürünlerini kullanmalıyım sorusunun cevabını “organik temizlik” yazımda bulabilirsiniz.

çalışan annenin yemek kitabı

çalışan annenin yemek kitabı

Yemek yemek, benim için büyük bir zevk, bir arayış, bir tutku demek. Yemek yapmak ise bir terapi, bir yaratıcılık seansı demek.

Mutfakta kullanmaktan keyif aldığım tek ölçü “göz kararı” olduğu için ve de içeriklerdeki hiçbir malzeme vazgeçilmez olmadığından “tarif” yerine yazdıklarıma “yemek fikirleri” demeyi tercih ediyorum.

Çalışan annenin yemek kitabı, biraz benim pratik yemek yapma anlayışımı, biraz sağlıklı yemek anlayışımı, biraz da değişik yemek anlayışımı içeren bir kitap olacak.

Sevgiler..

 

 

 

çalışan annenin yemek kitabı

muzlu tarçınlı kek (süt yerine elma suyu ile)

Kek en sık yaptığım hamur işi çünkü çok kolay ve yapmaya karar verdikten 30-40 dk. sonra yemeye hazır. İçine de o gün evde ne varsa, aklıma ne gelirse onu koyarım.

Bu sabah da limonlu ve hindistan cevizli bir kek yapmaya karar verdim, limonu yıkadım, malzemeleri hazırladım tam da o sırada gözüme mutfak masasında birkaç gündür duran bir muz ilişti ve fikrimi değiştirdim, muzlu bir kek yapmaya karar verdim.

4.5 aylık oğlum Meriç’e 1 aylıkken süt proteini alerjisi teşhisi konduğu için kekin içine süt yerine meyve suyu bazen de yalnızca su koyuyorum. Muzlu kek için de elma suyu tercih ettim. Ben, zaman kısıtı sebebiyle hazır pastörize %100 bir meyve suyunu tercih ettim, vaktiniz ve katı meyve sıkacağınız varsa kendiniz sıkarsanız harika olur tabii. Alerji gibi bir kısıtınız  yoksa süt de bir seçenek her zaman.

Yaptığım şey bir kek bile olsa ölçü kullanmak bana her zaman zor gelmiştir. Ancak madem burada bir tarif yayınlıyorum elimden geldiğince ölçü vermeye gayret edeceğim.

Gelelim malzemelere;

3 yumurta

yarım su bardağı kadar şeker (içine meyve suyu koyacağımız için şekeri az tutmakta fayda var ama siz biraz daha şekerli tercih ediyorsanız şeker miktarını arttırabilirsiniz)

yarım su bardağından biraz az sıvı bitkisel yağ

yarım su bardağından biraz fazla meyve suyu

1 paket kabartma tozu

1 paket vanilya (ben bazen hiç toz vanilya kullanmıyorum, içine koyduklarım yeterince aromalı)

aldığı kadar un 🙂 hiç ölçmedim direk paketten kek karışımına döktüm. yaklaşık 2 su bardağı olsa gerek. Kekinizin kıvamına göre dilediğiniz kadar ekleyebilirsiniz. Un miktarı, sıvı (yağ, süt/meyvesuyu) karışımınızın miktarına ve hatta yumurta büyüklüğüne bağlı olduğundan her zaman kıvamının yeterince akışkan olmasından miktarın yeterli olup olmadığını kontrol ederim.

ve tabiki 1 muz.

son anda aklıma tarçın da eklemek geldi.

her kek tarifinde olduğu gibi 2 önemli nokta fırınınızın önceden ısıtılmış olması (180 C) ve yumurta ile şekerinizin çok iyi çırpılmış olması gerekiyor.

yumurtaları şeker ile köpük köpük ve bembeyaz olana kadar çırpmak önemli

ardından sıvı malzemeleri ekliyoruz; sıvı yağ, meyve suyu küçük bir karıştırma ve

kuru karışımın ilavesi; kabartma tozu, un, vanilya. Unu eleyerek koyarsanız harika olur ancak ben hep direk paketten koyuyorum hep süreyle yarıştığımdan. Kuru karışımı koyduktan sonra da çok karıştırmanıza gerek yok, tüm malzeme homojen hale gelsin yeter.

En son muzu küçük küçük doğrayın ve dilediğiniz kadar tarçın ilave ederek son kez spatula ile karıştırarak

önceden yağlanmış olan kek kalıbına koyuyoruz.

ısıtmış olduğumuz fırında yaklaşık 30-35 dakika pişiriyoruz. kek kalıbının yüksekliğine göre de bu süre değişebilir. 30 dakika sonra bir kürdan veya bıçak ile içinin pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz. (bıçak temiz çıkarsa tamamdır.)

Afiyet olsun….

Ben bunları yaparken oğlum nerede mi?

İşte burada..

bd439d61-dee7-4cd3-90f1-804080f5ddff

Mutfakta ana kucağında oyuncakları ile oynuyor bir yandan da annesinin kek tarifini dikkatle dinliyor. 🙂 Toplam hazırlık süresi yaklaşık 8-10 dakika.